Türk Hamamı Tarihi

Bir tepsi börek, zeytinyağlı dolma; çeşit çeşit meyve, tatlı, reçel, şerbet ve göbek taşına oturmuş şarkı söyleyen etli butlu kadınlar... Doğaldır ki hemen zihinlerimizde kadınlar hamamı canlanıyor. Anneleriyle beraber hamama gelen erkek çocukların büyüdükleri için artık kadınlar kısmına giremeyecekleri düşünüldüğünde, natırlar anneleri eğlenceli bir şekilde "haftaya kocanı da getir hanım!" sözüyle uyarırlarmış.

Erkek ve kadın hamamının ayrı olmadığı "tek hamamlar" ya da "kuşluk Hamamı”nda, gündüzler kadınlara ayrılır, erkekler sabah erken saatlerde ya da gece yıkanırmış. Kadınlar öylesine gümbürtülü, öylesine cümbüşlü eğlenirlermiş ki, hamamın temizlenmesi iki saate yakın sürdüğünden erkekler pek bir şikâyet edermiş. Yine evlilik çağına gelmiş genç kızlar, önce hamamda görücüye çıkarlarmış.

Yine yakın zamana kadar İstanbul'da rastladığımız ayı oynatıcıları, ayıları geriye yatırarak yaptırdıkları hareketi, "Hadi göster bakalım, hamamda kocakarılar nasıl bayılır?" komutuyla başlatırlardı. "Hamam anası", "hamam parası", "hamamın namusunu kurtarmak", "hamam gibi olmak", "han hamam sahibi" ve daha yüzlercesi...

Günlük yaşantımıza girmiş deyimler, hatta Avrupalı gözünde Osmanlı ya da Türk denildiğinde ilk akla gelen sözcük. Edebiyatta, sinemada, anılarda ayrı bir yere sahip, oryantalizmin gizemli dünyasındaki baş mekân. Dört yanı çevrilmiş işlemeli duvarları ve kubbeli yapısıyla sadece temizlenilen bir yer değil, toplumsal hayatın vazgeçilmez bir parçası, tellağı, natırı, külhanbeyi ile yaşayan ve kuşaklar boyu aktarılan bir kültürün simgesi...

Temizlenmenin tarihi günümüzden yüz binlerce yıl öncesine gidiyor. Farklı coğrafyalardaki farklı kültürler, temizlik konusunda benzer gelenekler ve ritüeller geliştirdiler: Hindistan'da Gani Nehri'nde, Mezopotamya'da Fırat ve kollarında, eski Mısır'da Nil sularında...

Yıkanmak için kapalı yerler inşa etme tarihi Hindistan, eski Mısır, antik Ege ve Yunan uygarlıklarına kadar uzanıyor. Mezopotamya'da Dicle kıyısında M.Ö. 859-824 yılları arasında hüküm sürmüş Asur kralı III. Salman asar’a ait olduğu saptanan hamam, Türkiye-Suriye sınırı yakınlarındaki Resülayn'da M.Ö. 3. yüzyıla ait şehir kalıntılarındaki evlerde bulunan banyo yapmak için kullanılan özel bölmeler, yine Anadolu'da Gaziantep yakınlarında M.Ö. 1200'lere tarihlenen Geç Hitit dönemine ait hamam kalıntısı bunlara örnek olarak verilebilir.

Arkeolojik çalışmalarda farklı tarihlere uzanan hamam kalıntıları bulunmuş olsa da, günümüz hamamlarına çok benzer işlevler gören, içi ısıtılan, sıcak su akan binaların yaygın olarak ilk kez M.Ö. 5. yüzyılda Atina'da kullanıldığı kabul ediliyor. Bu daire planlı yapılar, dikdörtgen planlı yan odalarla destekleniyor ve sobayla ısıtılıyordu.

Orhan Yılmaz kaya’nın yazdığı "Aydınlık Kubbenin Altındaki Sıcaklık: Türk Hamamı" adlı kitapta, tarihsel süreç içerisinde hamam kültürü ve Osmanlı İmparatorluğu'nda hamamlar geniş bir şekilde anlatılıyor. Kitapta, ilk adımı Yunanlıların atmasına rağmen, bağımsız hamam yapılarının gelişiminin Roma uygarlığı ile birlikte geliştiği belirtiliyor. Kesin olmamakla birlikte M.Ö. 1. yüzyılda mimar Sergi us Orta’nın, yakılan merkezi bir ateşten elde edilen sıcak hava ile hamam binasını ısıtmayı ilk kez başardığı düşünülüyor.

M.Ö. 33'te Roma'da 170 genel hamamın olduğu belirtiliyor: "Romalılar hamama 'thermea' derlerdi. Bu ifade binlerce yıl içinde çok az değişerek Türkçeye de girmiştir. Bazı bölgelerde kaplıcalara hâlâ termal adı verilir..."

Türk hamamı başlıca üç bölümden oluşur:

·  Soyunma yerleri: Geniş bir sofa ve bunun çevresinde bölmeli sekiler bulunur. Yıkanan kimseler, bu sekilerde uzanıp dinlenirler.

·  Yıkanma yerleri: Soğukluktan geçilerek girilir. Burası da bazı bölümlere ayrılır. “Kurna başı” denilen, herkesin teker teker yıkandığı yer; “halvet” adı verilen, kapalı ve yalnız başına yıkanma hücreleri; bir de üzerine uzanıp ter dökülen “göbek taşı”. Göbek taşı, hamamın mermer kaplı zemininden daha yüksek yapılmıştır ve çeşitli geometrik şekillerde olabilir.

·  Isıtma yeri (külhan): Hamamın altında ateş yanan yerdir. Alev ve duman, mermer zeminin altındaki özel yollardan, duvar içlerinden geçer, "tüteklik" adı verilen bacadan çıkar.

Türk hamamın da kullanılan terimler:

·  külhan: Hamamın ısıtıldığı, kapalı ve geniş ocak

·  sıcak halvet: Külhanın üst kısmı

·  soğuk halvet: Külhana uzak olan yere denir

·  natır: Müşteriyi yıkayıp keseleyen kadın çalışandır

·  tellak: Müşterileri yıkayıp keseleyen erkek çalışana denir

·  peştemal: Örtünmek için kullanılan ince dokumadır

·  takunya: Hamam terliğidir

 

 

 

Mermer

Mermer, metomorfizma olayı sonucunda kalker ve dolomitik kalkerin yeniden kristalleşmesi ile meydana gelmiş bileşmedir. Bileşimlerini %90-98'i CaCO3'ten (Kalsiyum karbonat) oluşmuştur. Düşük oranda MgCO3 (Magnezyum karbonat) içermektedir. CaCO3 kristallerden oluşan mermerlerde esas mineral “Kalsit” . Aynı zamanda az miktarda silis, silika, feldspat, demir oksit,mika, fluorin ve organik maddeler bulunur Renkleri genellikle beyaz ve gridir. Fakat yabancı maddeler nedeni ile sarı, pembe, kırmızı, mavi, esmer ve siyah gibi renklerde de olabilir. Mikroskop altında incelendiğinde, birbirine iyice yapışıp kenetlenmiş "Kalsit Kristalleri"nden oluştuğu görülür.

Endüstriyel anlamda “mermer”; kesilip parlatılan her cins taş mermer olarak kabul edilir. Taşın cinsi ve içeriği ne olursa olsun büyük ebatta blok elde edilmesi, kesilmesi ve cilalanma gibi özellik göstermesi, o taşın mermer olarak kabul edilmesi için kâfi gelmektedir. Bunlardan granit, diyabaz, lösitli siyenit, fanolit ve serpantinler gibi magmadan türeyen kayalar da bu bağlamda mermer tanımının içine girmektedir.

5 Haziran 2004 tarihli ve 25483 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Kanununda Mermer; II. Grup madenler; Mermer, Dekoratif taşlar, Traverten, Kalker, Dolomit, Kalsit, Granit, Siyenit, Andezit, Bazalt ve benzeri taşlar içerisinde yer almaktadır.

 

 1 Travertenler

2 Oniks Mermerler

3 Mermerin sınıflandırılması

3.1 Mineral tanelerine göre

3.2 Mineral bileşim ve oranlarına göre

3.3 Yapı ve dokularına göre

3.4 Jeolojik olarak

4 Magmatik kökenli taşlar

4.1 Diyabazlar

4.2 Serpantinler

Travertenler 

CaCO3'lü magma getirdiği (sıcak kaynak suları) atmosferle temas ettikleri yeryüzüne çıkış yerinde çıkış anındaki basınç, suyun sıcaklığına ve içerdikleri maden tuzlarının yoğunluğuna bağlı olarak amorf veya çok küçük kristaller halinde CaCO3'lü çökelek meydana getirir. Magma suyunun sıcaklığı çok fazla ve kalsiyum bikarbonat oranı çok yüksek olur ise; çökelme hızlı meydana gelir. Bu şekilde meydana gelen oluşuma traverten çökelmesi de denir. Bu taşların hafif veya fazla miktarda bitki sap ve yaprakları ayrıca deniz ve kara canlıların fosilleri içerenlerin "Kalker Tüfü" denir. Kalker Tüflerine en güzel örnek; dünyada eşsiz olduğu bilinen ve sadece Türkiye'de Kütahya çevresinde çıkartılan üreticisine göre chocolate veya cappuccino adıyla anılan türdür. Traverten taşı inşaat bakımından önemli kayaç teşkil ederler. Bunlar büyük bloklar halinde uygulana bildiği gibi, ölçüye göre kesmek suretiyle kaplama malzemesi olarak da kullanılır.

TRAVERTEN UYGULAMA TÜRLERİ: Honlama Nedir? Traverten fayansın yüzeylerini belli başlı aşındırıcılarla yarı mat hale getirilmesine Hon lama denir. iyi bir honlanmış yüzey saten dokusunu andırır. Ne ışığı yansıtacak kadar parlak, ne de kaba mat bir yüzeydir. Cilalama Nedir? Traverten fayans yüzeyinin belli başlı aşındırıcı gruplar ile ışığı yansıtacak kadar mükemmel pürüzsüz bir yüzeye döndürülmesine cilalama denir. Fırçalama ( Patinato ) Nedir? Traverten fayans yüzeyinin özel aşındırıcı fırçalar ile eskitilmiş bir doku kazanıncaya kadar aşındırılmasına Fırçalama ya da Patinato denir. Kenar Kırma Nedir? Traverten fayansın kenarlarının mekanik işlemler sayesinde hafifçe kırılarak antik, eskitilmiş bir doku kazanmasına kenar kırma denir. Fırçalama işlemi ile iyi bir ikili oluşur. Eskitme - Tamburlama Nedir? Traverten ürünlerin çağlar boyunca maruz kaldığı erozyon ve eskimiş görünümünün mekanik yol ile kazandırılmasına Eskitme veya Tamburlama denir. Dolgu Nedir? Travertenin bünyesinde doğal olarak bulunan boşlukların veya gözeneklerin özel çimento veya kimyasal maddeler ile doldurulmasına Dolgu denir. Cross - Amerikan Kesimi Nedir? Travertenin tabakalarına paralel olarak yapılan keslere Cross veya Amerikan kesimi denir. Bu tip kesim daha az hareketle ve durağan bir doku görünüm verir. Suyolları görünmez. Damar - Vein Kesim Nedir? Travertenin tabakalarına dik olarak yapılan kesime verilen ada denir. Travertenin tüm doğal güzelliği ve çizgisel yapısını göz ününe serilir.

Oniks Mermerler 

Magma getirimi CaCO3'lü suyun sıcaklığı oldukça düşük, içeriği bakımından daha fazla madeni tuzlar içermekte olup ve su miktarı da az ise; çökelme işlemi daha yavaş bir şekilde gerçekleşecektir. Bu şartlarda meydana gelen taş; kristaler4, yoğun ve oldukça saydamdır. Bu taşlara oniks mermer veya "Su Mermeri" denir. Genellikle beyaz, kırmızı, sarı ve yeşil renkte olup yarı saydamdır. Işık 1-3,5 cm derinliğine geçer, Gerçek Oniks; bileşimi silis olan bir Kalseduan taş tır. Ziynet eşyası olarak da kullanılır. Oniks mermeri leri ise; bünyesi Gerçek Oniks’e az çok benzemekle beraber, bileşim olarak CaCO3'ten oluşmaktadır. Kristal taneleri aragonit’tir

Mermerin sınıflandırılması 

Mermerler, oluşma esnasındaki şartlara bağlı olarak farklı mineralojik, kimyasal ve yapısal özelliklere sahip olmakla beraber. Buna bağlı olarak, mermerler aşağıdaki şekilde sınıflandırılır.

Mineral tanelerine göre 

İnce taneli mermerler (1 mm)

Orta taneli mermerler (1-5 mm)

İri taneli mermerler (5 mm )

4. Büyük taneli mermerler(1-2cm

Mineral bileşim ve oranlarına göre 

Mermer; %95 kalsit (CaCO3) içerir. Masif yapıda ve taneli dokuya sahip. Kuvars ve mika gibi diğer mineralleri içerir.

Kalk şist; %60-70 kalsit içerir. Şisti yapıda ve yönlü dokuya sahiptirler. Klorit, epidot, m,ka ve lepidolit gibi diğer mineralleri de içerir.

Spolen; %80 kalsit içerir. Şisti yapıda ve yönlü dokuya sahiptirler. Flaapit, tremotil, diopsit, plajioklas ve gröna gibi diğer minerallerinde içerir.

Mermer-Skarn; %80-90 kalsit içerir. Masif yapıda ve taneli dokuya sahiptirler. Epidot, diopsit, gröna, olivin ve plajioklas gibi diğer minerallerinde içerir.

Yapı ve dokularına göre 

Masif mermer; kompakt görünür, ince ve iri tanelidirler.

Laminal mermer; renkli şeritli görünür, ince taneli şeritler farklı mineral veya elementler içerir.

Şisti mermer; yapraklı yapıda ve önemli miktarlarda mika içermektedirler.

Breşik mermer; tekrar kırılmış ikinci minerallerle dolgulaşmış olup. Ana dolgular farklı renk ve mineralli içerikli olabilirler.

Jeolojik olarak 

Magmatik kayalar (Granit, diyabaz, siyenit vb.)

Metamorfik kayalar (Hakiki mermerler, rekristalize kireçtaşları vb.)

Sedimanter kayalar (Travertenler, oniks mermerler, çakıl taşı (=konglomera) vb.)

Magmatik kökenli taşlar 

Gerçekten mermer olmadıkları halde, mermerin endüstriyel tanımı içerisinde değerlendirilenler, güzel görünümlü, cila kabul eden ve yeterince büyüklükte blok elde edilebilen magmatik kökenli kayalardır. Bileşimlerinden kuvars, hornblend ve diğer silikatlar bulunur. Bu yüzden blok üretimi, kesilip parlatılatmaları oldukça zordur. Fakat diğer mermer cinslerine göre daha dayanıklıdır. Granit, diyabaz, lösitli siyenit ve serpantinler Türkiye'de en çok tanınan magma kökenli mermer örneklerindendir.

Granit, volkanik  taştır ve yer kabuğunun diplerinde erimiş magmanın, milyonlarca yıl da yavaş,yavaş kristalize olması, deprem ve erozyonlar sonucunda yeryüzüne çıkmaktadır. Granitlerin ana mineralleri, kuartz ve feldspat ile amfibole, piroksen ve mika gibi ikincil mineraller. Bu minerallerin dağılımı ve yoğunluğuna göre granitin renkleri oluşur.

Granit, yapılarda en çok tercih edilen malzemelerdir ve bunun nedenini şöyle sıralayabiliriz:

• Doğal taş içinde doğal granit en sert taş grubundandır. Doğadaki en sert yapı malzemelerindendir. Sertlik derecesi 6-7 mohstur. • Granitte bulunan başlıca mineral silikat, kuvars ve feldspattır. Silikatlar, limon (sitrik asit), sirke, alkol ve benzeri gibi sıklıkla mutfaklarımızda bulundurduğumuz asidik maddelere karşı reaksiyon göstermezler. • Granit ısılara ve çizilmelere karşı yüksek derecede dayanıklıdırlar. Granit mutfak tezgâhı üzerinde rahatlıkla ekmek kesilebilir, sebze de doğranır. • Granit tüm taşlar içinde en sert ve en dayanıklı olanıdır. • Diğer taşlarla ve seramikle kıyasladığında üzerindeki cilayı çok daha uzun süre koruyabilir. • Granitte bulunan feldisipat en düşük su emişini gerçekleştirir. (%0,02-0,04) Böylelikle su tezgâhtan sızmaz ve malzeme üzerlerinde leke bırakmaz. • Ultraviole ışınlardan etkilenip renk atmazlar, doku ve rengini daima korurlar, her türlü hava koşuluna son derece dayanıklıdırlar. • Periyodik bakımlar gerektirmez, temizliği Arap sabunu ile ovarak yapılabilir ve ilk günkü gibi tekrar kullanıma hazır duruma gelir.

 

Diyabazlar 

Yeşil ve yeşilin renk görünüme sahip sert doğal taşlar grubunu oluşturan, derin magma kökenli yarı derinlik kayaçlarıdır. Kimyasal bileşimdeki silis oranı %45-52 arasında değişmektedir. Mineral bileşimleri proksen ve plajioklaslardan oluşmaktadır. Asla kuvars ve K-feldspatları içermezler.

Siyenitler; kabaca “kuvarssız granit” olarak bilinirler. Renkli elemanlarına göre isim alır. Biototli siyenit, horblendli siyerit, ojitli siyenit ve lösitli siyenit gibi. Granitlerden kuvarsın azalması ile ayrılan bu taşlar nadiren porfirik dokulu, iri veya ince tanelidirler ve yumuşak değillerdir...

Serpantinler 

Olivin ve olivinli peridotit, gabro ve diyabaz gibi magma kayalarının, suyun tesiri ile hidratlaşmasıyla meydana gelir. Bazen de dolomitin sıcak SiO2'li sudan etkilenip meydana gelirler. SiO2 içerikleri %45’ den azdır. Renkleri; yeşil, sarımsı, kırmızı, kahve ve siyah dır. Değişik renkler nedeniyle genellikle lekeli ve alacalı görünüştedir. Oldukça yoğun ve serttir.

Mermer Ve Çeşitleri

Madeni elementler bakımından mermerler; bileşiminde %75 üzerinde kalsiyum karbonat bulunan, genellikle renkli, perdahlanmaya (şekillendirilmeye) elverişli, billurlaşmış sert kayalardandır.

Mermer, taneleri kalsit (kalsiyum karbonat) ya da dolomit (kalsiyum ve magnezyum çift karbonatı) ya da her ikisinin karışımından oluşan ince billurlu bir kayadırlar. Mermer’i kireçli kayalardan ayıran billurlaşma, jeolojik başkalaşımın sonucudur. Bütün jeoloji çağlarında ve eski toprakların büyük bir bölümünde mermere rastlanır.

Mermerler ya katkısız beyaz (yalnız kalsitten) ya da bileşimine karışmış metal oksitlerlerin ve organik maddelerin etkisiyle sarı, kırmızı, yeşil, esmer, gri ve siyah renkli, bazısı da türlü renklerde damarlı olur. Ayrıca mermer çeşitleri, genellikle kolay işlenmeye ve perdahlanmaya elverişli bir kaya türleridir. Bütün bu özellikleri nedeniyle mermer hem heykelcilikte, hem de yapı işlerinde ve (dekorasyonda) çok kullanılan malzemelerdendir. Tıkız kireçli cila alabilen taşlara da mermer denilir.

Mermer, yapı işlerinde ve diğer bezeme alanlarında kullanılmadan önce bir dizi işlemden geçmesi gerekmektedir. Öncelikle bu kaya parçaları, taş ocaklarında hava basınçlı tabancalarla, kamalar veya patlayıcı özellikteki çeşitli maddeler ile dört köşe olarak çıkarılırlar. Ayrıca bu bloklar özel tekniklerle biçilir ve istenen ölçüde küçük bloklara ayrılır. Genellikle maden ocaklarından işletmelere gönderilmesi için ağır vasıtaların taşıyabilecekleri kasa boyutlarına göre ve makinenin alabileceği ölçülere göre biçilirler. Sonrasında elmas tozlu disk testereler ile ince plakalar haline getirilirler ve daha küçük işlemler için şekillendirilirler.

Ülkemiz eski dünya toprakları üzerinde yer almasından pek çok değerli madenlere sahiptir. Bunlardan biri de mermer madenleri. Ne var ki günümüzde mermer sanayinde ileri ülke İtalya’dır ve bu sanayi kolundan büyük gelir elde etmektedir.

Türkiye mermerleri cinslerine göre dörde ayrılır;
1. Az billurlu ve ışık geçirmeyen mermerler. (Marmara adasında çıkan “beyaz-gri”), Gebze (elma çiçeği), Afyon (şeker, beyaz, sarı, kaplan postu), Bilecik (pembe, bej), Ankara (bej yada damarlı), Kırşehir (zeytin yaprağı, sedef), Kütahya (Antep fıstığı rengi), Geyve (maun), Kayseri (siyah), İzmir (beyaz) Muğla grili beyaz.

2. Çok billurlu, damarlı ve ışık geçirgen onikslerde  (akik ve albatr cinsi). Seben-Bolu (beyaz, yeşil fonlu), Söğüt-Bilecik (yeşil, sarı, çaltı taşı), Yunus Emre-Eskişehir (kahverengi), Turhal (yeşil, sarı), Tokat (yeşil), Salanda-Nevşehir (yeşil).Karacabey siyahı

3. Kalsiyum karbonatlı suların bıraktığı, yapıları delikli çökeltilerden oluşan pamuktaşları; Afyon (sarı), Denizli (sarı), Kütahya (açık kahverengi), Mali köy (beyaz), Pamukkale (beyaz).

4. İyi kenetlenmiş billuru çok sert taşlardan oluşan diyabazlar; Gemlik (yeşil).

Bu detayların dışında mermer; lüksün ve kaliteli yapıların bir simgesidir. Zamana meydan okuyan fiziksel yapısı ve göz alıcı işçilikleri ile kendisini ön plana taşıyan bir taştır. Kim bilir bir gün elmas’tan bile değerli olabilir

 

Granit

 

Granit, sert, kristal yapılı minerallerden meydana gelen taneli görünüşlü magmatik derinlik kültesi. Plüton içindeki taneler çoğunlukla gözle görülebilir büyüklüktedir. Esas mineralleri feldspatın ortoklas cinsi ile az miktarda plajioklas ve kuvarstır. Ayrıca mika, hornblend, piroksen ve ikinci gruba giren turmalin, apatit, zirkon, grena, manyetit gibi mineraller de bulunabilir.

Granitlerin renkleri, genellikle açık olmakla birlikte, içindeki feldspatların ve diğer minerallerin cins ve miktarına göre gri, pembe, kırmızımsı ve siyahı olabilir.

Granitler, yeryüzünde çok yaygın olarak bulunur. Çeşitli yer kabuğu modellerinde görünür. Yeryüzünün temelini teşekkül ettirdiği kabul edilir. Doğada dayk, silis ve batolitler halinde bulunabilir.

Yollarda parke ve bordür taşı, yapılarda yapı taşı olarak çok eskiden beri bol miktarda kullanılır. Aşınmaya, basınca, darbeye karşı dayanıklıdır, güzel renklidir ve iyi cila kabul eder. Atmosfer tesirlerine ve ayrışmaya karşı direnci yüksektir. Günümüzde daha çok parke ve bordür taşı ve bazı büyük yapılarda kaplama taşı olarak kullanılır.

Granit, yer içinde 400 santigrat derece civarında bir ısıya sahiptir, soğuması birkaç bin yıl gibi çok uzun bir zamanı kapsamaktadır. Bu ısı aynı zamanda jeotermal suların da kaynağıdır. Yer içine sızan suların, granitlerin çatlakları arasındaki hareketi, hem granitin yüksek ısısı ile su sıcaklığını arttırırlar hem de çözünebilir haldeki mineraller suyun bünyesine dâhil olurlar. Jeotermal suların oluşumunu bu şekilde gerçekleşir.

Bileşimi ve bulunuşu 

Granitlerde kuvars, genellikle hac men % 20'nin üzerindedir. Derinlik külteleri arasında hac men % 40'tan fazla kuvars ihtiva eden türe rastlanmamıştır. Kuvars ve ağır silikatlar bakımından zengin olan kayalar gabro sınıfına girer. Esas bileşeni olan feldspat plajioklas ve ortoklaz (alkali feldspat) halinde olabilir. Birinin diğerine oranı genellikle ikiden daha azdır. Granitlerde bulunan ikinci ana mineraller muskovit, biyotit, amfibol, piroksen veya nadiren fayalit (demirli olivin) olarak sıralanır. Genellikle bunlardan iki veya üçü bir arada bulunur. Çeşitli sınıfların koyu renkli minerallerin oranı farklı olmakla tadır hac men % 20'den fazla koyu renkli mineral ihtiva eden taşlara genellikle granit adı verilir.

Oluşum Teorileri 

Başlıca iki zıt görüş vardır;

Magmatik: Granitlerin, ana sıvı veya sıvı kristalin, kristalleşmesi sonucu oluştuğu kabul edilir.

Transformist: Granitlerin magma olmaksızın meydana geldiğini ileri sürer. Granitlerin tortul kültelerin çoğunlukla katı halde metamorfizme sonucu ortaya çıktığı dır.

 

ÇİMSTONE 

KULLANIM ALANLARI

 Kuvarsın ışıltısı, Hayatın rengi...

Doğayı kıskandıran renkler, Çimstone’da doğanın en sert minerallerini kuvarsla buluşturuyor

 

Hijyenik banyo ve mutfaklar...

2005 yılından beri LGA hijyen raporuna sahip Çimstone şimdi de Uluslararası Sanitasyon Vakfı (NSF) tarafından verilen, Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü ANSI tarafından onaylı NSF 51 Sertifikası’na sahip tek firmadır

Banko ve tezgâhta kullanım kolaylığı

Çimstone banko ve tezgâh zemininin uzun yıllar boyu doğal parlaklığını ve estetik görünümünü muhafaza edebilmesi için basit ve düzenli bir bakım yeterlidir.

 

BANKO UYUM

Doğanın armağanı kuvars minerallerin, günümüzde en çağdaş teknolojiyi yeniden şekillendirir Çimstone, 305x140 cm levha ebatları ile banyolarda ve mutfaklarda değişen banko ve tezgâh beklentileri karşılamaktadır...

Mutfağın tezgâhıyla zemininin uyum içinde olmasını mı istiyorsunuz, o halde Çimstone sizin markanızdır. Çünkü Çimstone, banko ve tezgâhın yanı sıra; duvar seramikleri, merdiven, denizlik, süpürgelik ve zemin döşemesi olarak da kullanılan bir yüzey kaplama malzemesidir. Renkli ve doku alternatifleriyle size özgün tasarımları üreten Çimstone ile mutfak ve banyonuzu yeniden tasarlamak size kalır...

Çimstone; masa, sehpa gibi dekoratif tasarımlarda da başarı ile uygulanabilen bir malzemedir.

BANKO DAYANIM

Çimstone, İtalyan BRETON firmasına ait ileri teknolojik süreçle üretilir ve 
%93’ü kuvars, %7’si polyester reçine bağlayıcı ve pigmentlerden oluşur. Kuvars, Çimstone’a eşsiz sağlamlık ve dayanıklılık kazandıran malzemedir. Kuvarsın bu sağlamlılığının büyüsünü kolayca bozamazsınız.

7 mohs sertliği ile elmas sertliğine yaklaşan kuvarslar sayesinde Çimstone, yüksek çizilmeye karşı ve aşınmaya karşı dayanım gösterir; metal veya benzeri malzemelerle çizilmez. Böylece, Çimstone tezgâhın üzerinde ekmek tahtası olmaksızın kesme, doğrama işlemlerini rahatlıkla yapılır, yemek hazırlarken tezgâhın tamamını çalışma alanı olarak kullanırsınız.

Çimstone, sevdiklerinize mutfaktaki maharetlerinizi göstermek için size özgür alanlar sağlar

BANKO HİJYEN

Kompakt yapısı ile sıvı emmeyen Çimstone, bu özelik sayesinde leke tutmaz, asit ve bazların yıpratıcı etkilerine karşı yüksek dayanma gösterir. Zeytinyağı, şarap, sirke, limon, deterjan, aseton, oje gibi malzemelerin diğer yüzeylere verdikleri zararlar kadar etkilenmez. 

Parlaklığı kuvarsın doğal ışıltısından alan Çimstone, sonradan cila gerektirmez. Suda çözülen nötr bir deterjan, temizlik için yeterlidir. Bu nedenle temizlik masraflarından önemli ölçüde tasarruf sağlar, temizlik sürelerini kısaltır. Kısacası Çimstone, size sevdiklerinizle geçirebileceğiniz uzun saatler bırakılmaktadır...

Mikro gözeneklere sahip doğal taşların aksine Çimstone, Avrupa’nın en seçkin Ürün Analizi ve Güvenirliği Merkezi LGA Qualitest GmbH tarafından verilen hijyen raporuna sahip  yüzey kaplama malzemesidir. Bu belge ile yüzeyinin kolay temizlendiği, temizlik sonrası mikrobiyolojik hijyen açısından tamamen güvenli olduğu kanıtlanmış ve onaylanmıştır.

Çimstone ayrıca kamu sağlık ve güvenliği ile ilgili uluslararası düzeyde lider sertifikalandırma ve test kuruluşu olarak kabul edilen National Sanitation Foundation International (NSF) tarafından sertifikalandırılmıştır. Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü ANSI tarafından da onaylanmış olan NSF 51 Sertifikası alan Çimstone, üzerinde yiyeceklerin hazırlanabileceği en güvenilir yüzeyden biridir.

BANKO ESTETİK

Mermer, granit gibi taşlar rezervlerle sınırlı olduğundan istenilen miktar, kalite ve renk seçeneğini her zaman sunamazlarken, Çimstone tasarım ve alternatif zenginlikleri ile farklı, dolap kapakları ile uyumlu içinde, değişik beklentilere uygun renklerde üretilebilirler. Pigmentlerle renklendirilen ayna, cam, deniz kabuğu, bazalt, pirinç talaşı gibi farklı malzeme ile efektler verilebilen Çimstone, bugüne kadar alışılagelmiş yüzey kaplama malzemelerden çok farklı görünme olanakları sağlar, günümüzün değişen mutfak kültürüne ve modern tasarımlarına kolaylık sağlar

 

BANKO ÇEVRE

Çimstone üretiminde kullanılan su ve atıklar, otomatik su arıtma teknolojisiyle ayrılmaktadırlar; arıtılan su, işletme ünitesine tekrar geri gönderilerek, su ve enerji sarfiyatı minimuma indirilir. Çimstone ürünlerinde kullanılan cam ve ayna kırıkları geri dönüşümden gelen malzemelerdendir. Kısa dönemde değiştirmeyi gerektirmeyecek şekilde dayanıklı olan, basit bir temizlikle ilk günkü ışıltısını ve güzelliğini ömür boyu muhafaza eder. Çimstone banko ve tezgâhlar, daha az enerji tüketimleri, daha az fire, yüksek miktarda su ve enerji tasarrufu ile sürdürülebilir çevreye dost ürünler kategorisinde yer almaktadırlar

 

SIKÇA SORULAN SORULAR

1. Çimstone niçin nedir?
Çimstone, İtalyan Breton firmasının geliştirdiği ileri teknolojik süreçle üretilen kuvars esaslı kompoze taşlardır. Doğadaki en sert mineral taşlardan biri olan kuvars, Çimstone’a eşsiz sağlamlık ve dayanıklılık kazandırır. Yapısının %93’ünü oluşturan kuvars minerali sayesinde, Çimstone, yüksek aşınma ve çizilmeye karşı dayanım gösteren, hemen, hemen hiçbir asit li bazdan etkilenmez, leke tutmaz, sınırsız renk ve doku alternatifleri, hijyenik bir yüzey kaplama malzemesidir. Çimstone, estetiği işlevsellikle buluşturan eşsiz özellikleri sayesinde mutfak tezgâhlarında ve banyo bankolarda olmak üzere zeminlerden cepheye, merdiven basamağından sehpaya projelerin farklı alanlarında ideal bir üründür.

2. Kuvars mineral nelerdir? 
Kuvars elmas, safir ve topazdan sonra doğadaki en sert mineral taşlardır. Mohs sertlik skalasında 10 Mohs olan elmasın sertliğine 7 Mohs sertliği ne yaklaşan kuvars sayesinde Çimstone, metal veya benzeri malzemelerle çizilmeyen, yoğun sirkülasyon olan alanlarda bile ömür boyu yüksek aşınma dayanıklılığı gösteren. Eğilme ve darbe dayanımı gösteren Çimstone, kesim veya nakliye gibi işlemler esnasında kolaylıkla çatlamaz, kırılmaz.

3. Kompoze taş ne anlama gelir?
Kompoze taş, doğal taşların dezavantajlarından arınmış türevlerine verilen addır. En son teknolojilerin kullanılmasıyla üretilen kompoze taşlar, doğal taşların kılcal çatlak, sıvı emme, kırılganlık, kimyasallarla reaksiyon göstermesi kolay aşınma gibi negatif özelliklerinden arındırılmış bir malzemedir.

4. Çimstone üretimi nasıldır? 
Çimstone, levha olarak üretilir. Çimstone levhaların üretim süreci sert, granül halindeki, doğal kuvars tanelerle başlar. En nitelikli kuvars yataklardan çıkartılan, titizlikle seçilen farklı boyutlardaki kuvars tanecikleri polyester reçine ve pigmentlerle karıştırılıp vibrasyon, vakum ve sıkıştırma uygulanan vibropres sistemiyle gözeneksiz, kompakt ve sert bir yüzey malzemesine dönüştürülen bir malzemedir.

5. Çimstone’un sunduğu avantajlar nedir?
Çimstone yüksek aşınma, çizilme, darbe dayanımına sahip, leke tutmayan, gözeneksiz ve bu sebeple de kolay temizlenebilen, parlatılma veya cila istemeyen, özel bakımlar gerektirmeyen, hijyenik bir malzemedir. Farklı dokular, çeşitli efekt malzemelerle, geniş bir renk skalasında üretilen Çimstone estetik görüntüsü ile üstün dayanımı ve kullanım kolaylığı ile mutfak tezgahları, banyo tezgahı, zemin kaplamalar, iç ve dış cephe kaplamalar, merdivenler, denizlikler, süpürgelik gibi farklı uygulama alanları için de ideal çözümler getirir.

6. Niçin Çimstone’u tercih etmeliyim?
Çimstone, birbirinden güzel renk ve doku seçenekleri ile şıktır güzel görünümlüdür, modern mutfakların mimari çizgisini tamamlayan estetik görüntüsü ile alternatifi olmayan. Kuvarsın dayanım üstünlüğü sayesinde çok sağlamdır, sıvı emmeyen ve leke tutmayan yapısı ile hijyen belgesine sahip özel yüzey kaplama malzemesidir. Kuvars esaslı kompoze taş üretiminde Türkiye’de ilk ve tek firma olan Çimstone, İzmir’deki üretim tesisi ve idari merkezi ile İstanbul, Ankara ve İngiltere Northampton’daki bölge ofisleri, ülke geneline yayılmış depo, yetkili satıcı ve atölyelerden oluşan çözüm ortaklarıyla 1996 yılından bu yana büyümesini sürdürmektedir. Türk inşaat sektöründe çağdaş ve güvenilir malzemelerin üreticisi ve yatırımlarının öncüsü AKG Grubu’nun bir iştiraki olan Çimstone, Türkiye genelinde 500’ü aşkın hazır mutfak mağazasında teşhir tezgâhlarıyla yer almaktadır; banko ve tezgâhta kurumsal güvence, kaliteli ürün ve müşteri odaklı hizmet anlayışı ile banyo mutfak sektöründe farklı bir kültür sunmaktadır

7. Çimstone’u diğer doğal taşlarda, özellikle de granit ve mermerle karşılaştırır mısınız?
Diğer doğal taşların aksine, yapısında kılcal çatlak bulunmayan ve sıvı emmeyen Çimstone, leke tutmaz, günlük temizlik malzemeleri ile hatta sadece nemli bir bezle bile kolaylıkla temizlenir. Mikro gözeneklere ve kılcal çatlaklara sahip doğal taşlar suyu bünyesine emerek leke tutarlar, diğer yandan da bakterilerin yaşaması için elverişli ortam üretir. Kompakt yapısı sayesinde Çimstone, bakteri üremesine elverişli ortam üretmeyen, hijyen raporuna sahip özel bir yüzey kaplama malzemesidir. Çimstone diğer doğal taşlara, mermer vb. zarar veren sirke, limon, zeytinyağı gibi mutfakta her gün kullanılan malzemelerin yıpratıcı etkisinden zarar görmez. Parlaklığını kuvarsın doğal ışıltısından alan Çimstone mermer, granit gibi parlatma ve cila gerektirmeden ilk günkü görünümünü yıllarca koruyan malzemedir. Doğal taşlar rezervlerle sınırlı olduğundan istenilen miktar, kalite ve renk seçeneğini her zaman sunamazlar. Çimstone değişik beklentilere uygun farklı renklerde üretilebilir malzemedir.

8. Çimstone’u diğer kompoze taşlarla karşılaştırabilir misiniz? 
Dünyadaki büyük ve en kaliteli kompoze taşları üretenlerin hepsi, patentli İtalyan Bre ton teknolojisiyle üretim yapmaktadır. Çimstone da yüksek kaliteli bu teknolojiyi Türkiye’ye getiren, kuvars esaslı kompoze taşların üretimi yapan ilk ve halen tek firmadır. Bugün Çimstone markası, Türkiye’de jenerik ve hijyenik ürün ismi haline gelmiştir. Üretim kalitesi, farklı renkte ürün yelpazesi, müşteri odaklı satış sistemi ile Çimstone,  müşteri memnuniyeti felsefesiyle her zaman ürünlerinin her zaman arkasında durmaktadır.

9. Çimstone’la Corian benzeri diğer masif yüzeylerle karşılaştırabilir miyiz?
Çimstone saf kuvarstan; tamamen doğadan elde edilen bir mineral taştan oluşmuştur. Çimstone’un ışıltılı güzelliği ve benzersiz sağlamlığı da yapısının %93’ünü den oluşan kuvarstan gelmektedir. Corian ve türevleri ise %100 oranında akrilik veya polyester reçine esaslı malzemelerdir, herhangi bir taş karışımı bulunmamaktadır. Bu sebeple de Corian ve benzeri masif yüzeyler doğal taşın yansıma ve parlaklık özelliğine sahip değildir. Daha yumuşaktır, kolay çizilir ve aşınma dayanımları düşüktür.

10. Çimstone’u diğer tezgâh malzemelerinden nasıl ayırabilirim? 
Banyo ve tezgâh taşların gerçekten hangi markaya ait olduğunu anlamak hiç de kolay değildir. Bundan dolayı 2009 yılından beri Çimstone levhaların arkasında lazer ink-jet ile logo ürün kodu ve üretim iş emri numarası yazılır. Ürününüzün markasını taşın arkasına bakarak takip edebilirsiniz.

11. Çimstone sentetik midir?
. Çimstone sentetik ürün değildir; %93’ü doğal kuvars esaslıdır. Çimstone’un sağlamlığını kuvarsın benzersiz şekilde sert bir mineral taşlar olmasından kaynaklanır.

12. Çimstone’un güzelliğini nasıl koruyabilirim? 
Çimstone yüzeyin yıllar boyu doğal parlaklığı ve estetik görünümün muhafaza edebilmesi için sadece basit ve rutin bakıma bağlıdır. Nemli bir bez ve az miktarda sıvı deterjan en güzel temizlik için yeterlidir. Çimstone, sahip olduğu kompakt yapısı leke tutmaz. Sadece silmekle yüzey, ilk günkü yeni, temiz ve sağlıklı görüntüsüne kavuşur.

13. Kurumuş artıklar ve inatçı laklar çıkartılabilirci?
Kuruduğunda çıkartılması zorlaşan boya, oje, sakız, hardal, ağır yağlar gibi artıkları plastik bir spatula yardımı ile hafifçe kazıyın, ardından suyla ile temizleyin. Lekenin kalması durumunda, Cif Power Sprey (Unilever) veya Mr. Muscle Sprey (Johnson Wax) gibi banyo-mutfak yüzey temizleyicilerini lekenin üzerine uygulandıktan sonra, Scotch-Brite (3M) mavi hassas sünger ile ovalayın, arkasından mutlaka durulayın. Tek seferde çıkarılması güç olan inatçı kirlerin temizlenmesi için, Domestos Ultra Çamaşır Suyu (Unilever) ve Mr. Proper Aktif Jel (Procter&Gamble) gibi çamaşır suyu katkılı jel temizleyiciler de oldukça başarılıdır. çimstone tezgâhınızı, hiçbir şekilde temizlik ürününü iyice durulanmadan kurumaya bırakmayın.

14. Çimstone çok dayanıklımıdır?
Çimstone sağlamdır, ancak tahrip edilemez değildir. Çimstone kırılmalara, aşınmalara ve çizilmelere karşı oldukça dayanıklıdır. Her türlü yüzey gibi Çimstone da fiziksel özelliklerini zayıflatan etkilere (çok güçlü kimyasallar ve çözücüler, termal şok, yüzeye uygulanacak aşırı kuvvet veya darbe gibi) maruz kalması durum unlarında kalıcı olarak hasar görebilir. Bu sebeple, Çimstone’un uzun yıllar ilk günkü görünümünü koruması için gerekli özeni gösterin, her koşulda kesme tahtasını kullanmayı ihmal etmeyin.

15. Çimstone tezgâh üzerinde kesme doğrama gibi işlemlerin doğrudan yapılabilir mi? 
Yapısını oluşturan 7 mohs sertlikteki kuvars mineralleri sayesinde Çimstone, yüksek çizilmelere ve aşınmalara karşı dayanım gösterir. Böylece, Çimstone mutfak tezgâh üzerinde ekmek tahtası olmadan kesme, doğrama işlemleri rahatlıkla yapılabilir, yemek hazırlarken tezgâhın tamamında çalışma yapılabilir. Ancak, Çimstone’un uzun yıllar ilk günkü görünümünü ve parlaklığını koruması için her koşulda kesme tahtası ve nihale kullanmayı ihmal etmemek gerekir.

16. Çimstone ısıyı zarar verir mi? Üzerine sıcak tencere tava koyulabilirimi?
Çimstone yapısal olarak ısıya kısa süreli temasa karşı, diğer taşlardan daha dayanıklıdır. Ancak, her türlü taş, ani ve hızlı sıcaklık değişimlerine maruz kalmaları halinde zarar görebilir. Yüzeyin ısı farkına karşı diğer tüm malzemelerde olduğu gibi korunmasını önerilir. Bu dolayı ateşten alınan tencere gibi çok yüksek sıcaklığa ulaşmış mutfak kapları ile tezgâhın temasından kaçınılmalıdır, bu kapların altına mutlaka nihale (altlık) konulmalı. Yüksek sıcaklıklara maruz bırakılan yüzeyin ürün özelliğine göre farklı tepkiler vermesi (çatlama, renkte açılma, yüzey bozukluğu) beklenebilir. Özellikle işlem gören ve kesim yapılan kısımlar, tezgâh iç ve dış köşeleri zayıf olan bölgeler olduğundan ısıya maruz bırakılmamalıdır. Ayrıca, barbekü, yağda kızartma, reçel veya sos yapımı gibi fazlasıyla harlı ateş gerektiren işlerde yansıyan ısıya da dikkat etmek gerekir.

17. Çimstone yüzeyinde yiyeceklerin hazırlanması elverişli midir?
 Çimstone’un gözeneksiz kompakt yüzeyi sıvı emmez, leke tutmaz; salmonella veya e-koli gibi bakterilerin üremesi için uygun ortam yaratmaz hijyeniktir. Uluslararası düzeyde lider sertifikalandırma kuruluşu olan Ulusal Sanitasyon Vakfı - National Sanitation Foundation (NSF) International tarafından belirlenen NSF 51 Yiyecek Alanları Uygunluk kriterlerini tamamen karşılayan Çimstone, tezgâh üzerinde yiyeceklerin hazırlanabileceği en güvenli yüzey olarak sertifikalandırılmıştır. NSF sertifikası ile paslanmaz çelikle aynı sertifikasyon derecesine sahiptir. Çimstone, tezgâh ev ve ticari mutfaklarda güvenle kullanılabilir. Çimstone, Avrupa’nın en seçkin Ürün Analizi ve Güvenirliği Merkezi LGA Qualitest GmbH tarafından verilen hijyeniklik raporuna da sahiptir. LGA hijyen tetkiki sonucunda, küf mantarları ve dirençli bakterilere maruz kalmış Çimstone’un yüzeyinde bakteri üremesi olmadığı, yüzeyin çok kolay temizlenildiği ve temizlik sonrası mikrobiyolojik hijyen açısından tamamen güvenli olduğu tespit edilip raporlanmıştır.

18. Çimstone tezgâh yüzeyi üzerinde kullanmaktan kaçınılması gereken kimyasallar veya temizlik malzemeleri var mıdır? 
Toz Vim, Cif Krem gibi içinde yumuşak ya da sert ovucu partiküller bulunan ürünleri, yüksek oranda asit (tuz ruhu gibi) veya baz içeren ürünleri, alifatik veya aromatik solvent içeren ürünleri (tiner gibi), mobilya/ahşap temizleyicileri gibi yağ veya pudra içeren ürünleri, fırın/ocak temizleyiciler gibi yüksek agresif temizleme ajanlarını ve yüksek alkalin/pH seviyesine sahip bulaşık makinesi deterjanını Çimstone tezgah yüzeyler üzerinde kullanmayın. Yüzeyin bu zarar verici maddelerden herhangi birine maruz kalması durumunda, hemen suyla silerek zarar vermesini engelleyin.

19. Deniz kabuklu Çimstone, tezgâh diğer Çimstone ürünlerinden farklı var mıdır? 
Organik bir malzeme olan deniz kabuğu, diğer efekt malzemelerine kıyasla daha düşük mukavemete ve daha fazla hassasiyete sahiptir. Bu sebeple 422 Rivirea kodlu Çimstone ürünü diğer Çimstone ürünleri ile aynı özellikleri ve direnci göstermez. Zaman içinde, güçlü kimyasallar içeren temizleme malzemelerinin kullanımında veya nem gibi ortam şartlarına bağlı olarak deniz kabuğu olan bölgeler uzun vadede zarar görebilir. Çamaşır suyu katkılı deterjanlar, kireç çözücü veya tuz ruhu gibi temizlik ürünlerini deniz kabuğu efekt malzemeli Çimstone tezgah yüzeyler üzerinde kalıcı zararlar verebileceği için, kesinlikle kullanmayınız.

20. Çimstone yüzeyine cila sürülür mü?
 Çimstone gözeneksiz bir malzemedir, bu sebeple Çimstone yüzeyler üzerine hiçbir zaman cila uygulanmasına gerekmez. Çimstone’un parlaklığı yapısını oluşturan kuvarsın doğal parlaklığıdır. Çimstone’a sonradan silim (polisaj) yapılmaz. Bu tür bir uygulama yüzey bozukluğuna sebep olur.

21. Çimstone parlaklığını nasıl muhafaza edebilirim? Parlatma polisaj gerek var mıdır? 
Çimstone parlaklığını kuvarsın doğal ışıltısından alır. Sonradan polisaj (yerinde silim) gerek yoktur, doğal parlaklığını ve pürüzsüz yapısını uzun yıllar korur. Yüzey parlaklığı glossmetre ile ölçülür ve yüzeyden yansıyan ışığın yüzdesini gösterir. Çimstone üç farklı yüzey tiplerine sahiptir; parlak, mat ve kumlanmış. Parlak Çimstone yüzeylerin uzun yıllar boyunca ilk günkü parlaklığını muhafaza edebilmesi için nemli bir bez ve az miktarda sıvı deterjanla rutin ve basit bir temizlik yeterlidir. Bununla beraber, tüm deterjanları ve temizlik ürünlerini üretici firmalar tarafından önerilen oranlarda kullanın ve kullanımdan sonra mutlaka suyla yıkayıp durulama yapın. Aksi takdirde yüzeylerde birikebilecek temizlik maddeleri uzun dönemde yüzeyi kimyasal olarak etkileyebilir ve zamanla yüzeyde kalıcı kirlilik, mat ve puslu görünüm yapabilir. Diğer taraftan mat ve kumlanmış Çimstone yüzeyler ile özel fırçalama tekniğiyle elde edilen Çimstone Velvet yüzeyler üzerinde parmak izi gibi günlük kullanımda ortaya çıkacak her türlü iz parlak yüzeylere göre daha belirgin şekilde göze çarpacak ve dolayısıyla bu tür yüzeyler daha fazla günlük bakım gerektirecektir. Bu tür yüzeyler üzerinde yine aşındırıcı olmayan tarzda Cif Power Sprey (Unilever) veya Mr. Muscle Sprey (Johnson Wax) gibi banyo-mutfak yüzey temizleyicilerini düzenli şekilde kullanmanızı tavsiye ederiz.

22. Çimstone yüzeyi bıçakla çizilirimi? Çimstone üzerinde metallerin etkisi varımıdır?
Çimstone, üzerinde bıçakla kesme doğrama işlemi yaparken çizilmez. Çimstone yüzeyinde bıçakla işlem yaptıktan sonra görebileceğiniz izler veya tezgâhınızın alın kısmına kemer tokası gibi kıyafetlerinizde bulunan metal aksamların sürtünmesi sonucu oluşan izler sadece “metal Tozları”dır. Bu tarzda oluşan metal izlerini çıkartmak için lekenin üzerine Domestos, Cif Power Cream Sprey, Mr. Muscle Sprey gibi mutfakta kullanımı mümkün bir jel veya sprey temizlik malzemesi dökerek Scotch Brite bulaşık süngerinin sert tarafı ile ovalayın, ardından mutlaka durulayın.

23. Çimstone’u banyoda kullanılır mı?
Evet. Çimstone’u mutfaklarınızla birlikte banyolarınızda da uygulamanızı öneririz. Mutfak, banyo ve tuvaletler sağlık koşullarının büyük önem kazandığı mekânlardır. Mikro gözeneklere ve kılcal çatlaklara sahip yüzey kaplama malzemeleri suyu bünyesine emerek leke tutar, bir yandan da bakterilerin yaşaması için elverişli ortam üretir. Gözle görülemeyen mikro organizmalar özellikle ıslak mekânlarda üremek için uygun ortam bulurlar. Bu nedenlerle ıslak mekânlar, yüzey kaplama malzemesi seçiminde farklı bir titizlik ve bilinçlilik gerektirir. Çimstone; tezgah sağlık koşullarının büyük önem kazandığı mutfak, banyo ve tuvaletlerde, leke tutmayan, bünyesinde bakteri üremesine izin vermeyen kompakt yapısı ile hijyen sağlayan yüzey kaplamalarıdır. Mikro gözeneklere sahip malzemelerin aksine Çimstone, LGA hijyen raporuna ve NSF sertifikasına sahip tek yüzey kaplama malzemesidir.

24. Çimstone’da ton farkı olabilirimi? Gördüğüm Çimstone numunesi ile evime gelen ürün birebir aynı tonda mıdır?
Çimstone, doğal taşlar gibi rezervlerle sınırlı olmadığı için istenilen renk ve dokuda binlerce metrekare üretilebilen malzemelerdir, ancak yapısının %93’ünün doğal kuvarstan dan oluştuğunun bilinmesi önemlidir. Bu doğal mineral taşın çıkarıldığı yatakların değişkenlik göstermektedir ve bu sebeple doğal taştakine benzer şekilde kuvarsta da ton farklılıkları görülebilir. Ton farklılığı üretim tarihi bazında değil, kuvarstaki değişim bazında ortaya çıkan bir özelliktir. Ayrıca ürünün yüzeyindeki rastgele oluşan kuvars dağılımı da yüzeyde ton farklılığı oluşturabilir. Rastgele dağılımda tanecikler bir yerde bir araya toplanırken diğer bir kısımda seyrek olarak yerleşmiş olabilirler. Özellikle granit görünümlü ürünlerde ve efektli ürünlerde üretim parametreleri değişmemek koşulu ile aynı üretim esnasında ürünün desen ve zemin tonu rastlantısal dağılım nedeniyle farklılık gösterebilirler.

25. Çimstone’u zeminde kullanabilir miyim?
. Çimstone, kullanıcılarının karşısına işlevsellikle estetiği buluşturan eşsiz bir yüzey kaplama malzemeleri olarak çıkar; mutfak ve banyo gibi ıslak zeminlerin yanı sıra, iç mekânlarda da zemin, cephe, merdiven basamağı, süpürgelik gibi uygulamalarda da sınırsız çözümlerde sunar. Farklı zemin projelerinin özgün uygulamaları için 30x30x1.2cm ve 60x60x1.2cm standart ebat ve kalınlıkların dışında özel ebatlar da sunan Çimstone, zengin renk ve doku seçeneği ile tasarımlarını gerçeğe dönüştürür.

26. Çimstone’u tezgâh arkasında yüksek süpürgelik olarak, seramik veya mozaik yerine uygulayabilir miyim?
 Çimstone’u mutfak dolabı ile tezgâh arasında veya davlumbaz arkasında uygulanan mozaik ve seramiklere alternatif olarak dikey uygulamalarda da kullanabilirsiniz. Diğer taraftan mutfak zemininde de tercih edebileceğiniz Çimstone uygulamaları ile mutfak mekânınızı bütünsel bir kavram çerçevesinde düzenleyebilirsiniz.

27. Çimstone’daki renk alternatifleri hangileridir?
Üretim teknolojisi sayesinde Çimstone’da renk ve doku seçeneği sınırsızdır. İnorganik pigmentlerle renklendirilen Çimstone’a ayna, renkli cam, deniz kabuğu, bazalt, pirinç talaşı gibi çok farklı efekt malzemeler de eklenebilir. Mimari trendlere paralel geliştirilen ve yıl boyunca stoklarda bulundurulan renk serileri dışında projelere özel üretimler de yapılır. Piyasada mevcut olan Çimstone renklerinden seçim yapabilmek için Renk Serisi bölümünü ziyaret ediniz.

28. Mutfak modelime ve dolap kapaklarıma en uygun Çimstone’u bulabilir miyim? 
Çimstone aynalı taşları, taşın içerisindeki ayna efektleri sayesinde mutfağınıza ışıltı ve derinlik katarak ultra modern mutfak tasarımlarında sıklıkla rastlanan lake mobilyalar, metal aksesuarlar ve inoks ankastre cihazlarla uyum sağlarlar. Doğadan ilham alan ince granüllü ve homojen yapılı toprak renkleri ve pastel tonlardaki Çimstone tezgâhlar gözü yormayacak, modası geçmeyecek mutfaklar yaratmanızı kolaylaştırır. Şıklığın simgesi siyah ile temizlik ve yalınlığın simgesi beyaz Çimstone tezgahlar cam ve ayna aksesuarlarla mükemmel uyum yakalanırken dolap kapaklarına kontrast olarak kullanıldığında mutfağınızda çağdaş bir çizgi, doğal bir hareket katar. Doğal taş dokularını ürünlerinde yansıtan Çimstone’da, klasikten ve nostaljiden vazgeçemeyenler için de alternatifler bulunmaktadır. Hayalinizdeki mutfağı gözünüzde canlandırabilmek ve en doğru seçimi yapabilmek adına Türkiye genelindeki seçkin hazır mutfak mağazalarında yer alan Çimstone teşhir tezgâhlarını görebilir veya banko tezgâh uygulama referanslarının yer aldığı Foto Galeri bölümünü gezebilirsiniz.

29. Çimstone fiyatı hakkında bilgi alabilir miyim? 
Çimstone tezgâhın fiyatı uygulanacak alanın metrajına, tercih edilecek işçiliğe ve taş alternatifine göre değişmektedir. Bitmiş ürün fiyatı, uygulama yapılacak yerin ölçüsünü alan atölye tarafından verilir. Banko ve tezgâh fiyatları, işçilik, uygulama ve montaj içeren malzeme+işçilik yerine teslim fiyatlarıdır.

30. Firmanızın çevre duyarlılığı konusunda çalışmalar yapmak tamıdır?
Çimstone, çevre sorunlarına yönelik olarak sıvı atık toplama, arıtma ve geri dönüşümünü sağlama, üretim süreçlerinde hızla azalan doğal kaynakları verimli kullanma, insan sağlığına uygun üretim ve ürün anlayışı konularında üzerine düşenleri hassasiyetle yerine getirmektedir. Üretim tesisi, iyi peyzaj görmüş ve ağaçlandırılmış alanları ile çevresindeki şirketlere ve topluma yeşil bir çevrenin yaşatılması konusunda da örnek olmaktadır. Çimstone üretiminde kullanılan su ve atıklar, otomatik su arıtma teknolojisiyle ayrılmakta; arıtılan su, işletme ünitesine tekrar geri gönderilerek, su ve enerji sarfiyatı minimuma indirilmektedir. Çimstone tezgâh ürünlerinde kullanılan cam ve ayna kırıkları geri dönüşümden gelen malzemelerdir.

Kısa dönemde değiştirmeyi gerektirmeyecek şekilde dayanıklı olan, basit bir temizlikle ilk günkü ışıltısını ve güzelliğini ömür boyu muhafaza edebilen Çimstone banko ve tezgâhlar, daha az enerji tüketimi, daha az fire, yüksek oranda su ve enerji tasarrufu ile sürdürülebilir çevreye dost ürünler kategorisinde yer almaktadır. Çimstone’un çevre dışında duyarlılık gösterdiği diğer sosyal ve kültürel alanlar ve sosyal sorumluluk projeleri ile ilgili bilgi alabilirsiniz Duyarlılık bölümünü inceleyebilirsiniz.

  

MUTFAK TEZGÂHI

Fiyat ve teknik bilgiler için yetkililerimizle iletişime geçiniz. Firmamız tarafından tasarım ve üretimi yapılan Çimstone mutfak tezgâh çeşitlerini bu bölümde bulabilirsiniz. Granit mutfak tezgâhı, mermer ve mermer it mutfak tezgâhları ile ilgili detaylar bu bölümde mevcuttur. Özel tezgâh tasarımlarınız, ucuz mutfak tezgâhları ve mutfak tezgâh fiyatları için bizimle iletişime geçin. Bölüm ile ilgili bilgiler aşağıdadır.

Mutfak Tezgâhı Fiyatları uygulamanın yapılacağı alanın büyüklüğüne, çeşidine, kullanılacak malzemenin yapısına ve türüne göre değişebilir. Ücretsiz keşif ve Çimstone mutfak tezgâh fiyatları için bizimle iletişime geçiniz.

Mutfak Tezgâhı Nedir? Kısaca tanımlamak gerekirse, Çimstone mutfakta yer dolaplarının üstünde bulunan ve üzerinde lavabo dâhil mutfak ile ilgili işlerimizi yapabileceğimiz alanı olan mermer, granit, Çimstone gibi malzemelerden yapılan bölüm olarak düşünülebilir.

Granit Mutfak Tezgâhı Nedir? Yukarıda anlattığımız tezgâh yapısında kullanılan ana malzemenin granit olmasıyla yapılan türdür. Granit tezgâh olarak ta adlandırılır. Granit malzemelerin çeşitliğinde dolayı daha çok tercih edilen granit mutfak tezgâhları daha canlı ve estetik bir görünüme sahip olmakla birlikte en pahalı tür olarak adlandırılabilir. Bunun arkasındaki temel sebep granit malzeme fiyatlarının pahalı oluşudur.

Mermer Mutfak Tezgâhı Yapımı için kullanılacak malzeme türü mermer yapıdadır. Mermer tezgâh olarak ta söylenebilir. Stoklarımızda bulunan mermer çeşitleri ile yapılabilecek değişik boy, ebat, metrekare (m2), metre tül ve aynı zamanda granite göre daha ucuz bir tür olan mermer mutfak tezgâhları ile ilgili detaylı bilgi ve fiyatlandırma için bizimle iletişime geçiniz.



Çimstone mutfak tezgâhı ise sağlığa uygun ve dayanımı yüksek olan Çimstone malzeme kullanılarak yapılan bir mutfak tezgâh modelidir.

Modeller ve Çeşitler: Hazır mutfak tezgâhları ve mutfak tezgâh modelleri için bizimle iletişime geçiniz. Mermer, mermer it, granit, Çimstone gibi malzemelerden yapılan mutfak tezgâhı çeşitleri ve ucuz mutfak tezgâhları ile ilgili tüm bilgileri bizden öğrenebilirsiniz. Tezgâh ölçüleri ve kullanılacak mutfak tezgâh malzemelerini seçmede ve fiyatlandırmada ücretsiz destek sunuyoruz.

Çalışma yaptığımız bölgeler: İstanbul`un her bölgesi ve Türkiye nin her bölgesi. Yurtdışında uygulama yapmaktayız

Mutfak dekorasyon işleri ile ilgili çalışmalarımızı ve örnek uygulamalarımızı sürekli olarak sitede yayınlayacağız. Mutfak tasarım ve mutfak tasarım ile ilgili tüm sormak istedikleriniz için iletişim bilgilerimizi kullanarak yetkililerimizle görüşebilirsiniz.

 

YÜZME HAVUZLARI


Yüzme havuzları kullanım amaçlarına göre; genel kullanımlı ve özel kullanımlı havuzlar olmak üzere iki'ye ayrılmaktadır.


Genel Kullanımlı Havuzlar:

Site, otel, tatil köyü, sosyal tesis gibi ortak kullanım alanlarına inşa edilen havuzlardır. TSE 11899 UHE-1 ve DIN 19643'e göre yapılandırılır.
Havuz şekli, büyüklüğü, filtrasyonu ve mekanik tesisatı gibi mühendisliğe ilişkin hesaplar kurallara dikkat edilerek havuzdan yararlanacak kişi sayısına göre hesaplanıp uygun proje ve mekanik tesisat planlaması yapılır.

Özel Kullanımlı Havuzlar:

Havuz şekli, büyüklüğü, filtrasyonu ve mekanik tesisatı gibi mühendisliğe ilişkin hesaplar kurallara dikkat edilerek havuzdan yararlanacak kişi sayısına göre hesaplanıp uygun proje ve mekanik tesisat planlaması yapılır.

SÜS HAVUZLARI

 

Sizlerin arzu ve isteklerine göre süs havuzları yapımını, mühendislik ve estetik güzelliğin mükemmel uyumunu ELİT farkı ile bahçelerinize taşıyoruz.

 

Havuz Üst Örtüleri

Havuz örtüsü Yağmur suyunu süzmek ve çevreden gelen toz toprak, ağaçlardan dökülen polen ve yaprak gibi cisimlerin suya intikalini engellemek ve motoru koruma amaçlı kullanılır. Üzerinde biriken yaprak vs. gibi cisimler kepçe ile


1. CİNS ÖRTÜ

 

Örtü kumaşı Almanya'dan ithal edilmiştir.

Beyaz renkte ( yelken kumaşı görünümünde )

Su kimyasalına dayanımlıdır.

Örtü kumaşı ithal polyester ( sinek gözü filtre özelliğinde )

 
Yapım Şekli:

Polyester malzeme eni 1,18 cm dır. Her 1,18 m.de bir üç kat sağlam bant oluşturularak polyester iple boy dikişi yapılır. Kenarlar üç kat halinde 5 cm genişliğinde polyester iple dikilir.

Örtü çevresine her 50 cm de bir sarı paslanmaz mıknatıs tutmayan kapsül tatbik edilir.

Örtü çevresini tamamen dönen yılan kavi polyester iple çevrilir.
İpler, mukavemet ve sustalı kilitlere bağlantı amaçlı kullanılır.

 

2. CİNS ÖRTÜ

 

Almanya’dan ithal edilmiş,

Metalik gri, beyaz, sarı ve bej renklerde,

Yağmur suyunu filtre edebilecek çok ince gözeneklere sahip.

Yaz ve kış şartlarına mukavemetli, 
UV dayanımı oldukça yüksek.

Eni 2,5 m,  
1m² sinin ağırlığı 335 gr.

Yapım şekli 1. örtü ile aynıdır.

 

 

YÜZER DALGIÇ FİSKIYE

 Yüzer ve dalgıç/dip seyyar fıskiyeler özellikle bitmiş havuzlarda kullanım için idealdir. Yüzer ve dalgıç/dip fıskiyeler ile hiçbir tadilat gerekmeden yüzme havuzlarınızı, süs havuzunun görsel zenginliğine kavuşturabilirsiniz, mevcut havuzlarınızı güzelleştirebilirsiniz. Fıskiyeler süs havuzları dışında yüzme havuzlarında kullanım için uygundur. 

Fıskiye pompaları 230 V gerilim ile çalışır ve “tak-çalıştır” ile hiç bir ek iş gerektirmeden kullanılır. Pompalar özel olup, normal dalgıç pompalara göre daha sessiz ve verimli çalışır. 2 kademe filtreleri ile fıskiye başlıklarının tıkanmasını engeller. Şelale ve su yolu görsellerinde de kullanılır. 

İsterseniz “aydınlatmalı fıskiye başlıkları” ile ekstra bir aydınlatma tesisatına gerek kalmadan gecede nefis görüntüler elde edebilirsiniz.

Yüzer fıskiye gibi dalgıç/dip seyyar fıskiyeler ve aydınlatmalı fıskiye başlıkları çeşitlidir. Havuzlarınıza uygun fıskiyeler için lütfen sorunuz.

 Su üstünde yüzer gövdesi ile derinlik ve zeminden bağımsız olarak çalışır.
             • Üzerinde kaba kirliliklerin tutulması için özel ön filtre kafesi bulunur.
             • Ön filtre altında 300 cm2 filtreleme yapabilen özel filtre haznesi bulunur.
             • Filtreden sonra özel fıskiye pompası konumlandırılmıştır.
             • Kullanımı çok kolaydır. Sadece hazır kablosunu bir prize takmak yeterlidir.
             • 230 V/50 Hz gerilim ile çalıştığından özel bir enerji hattına gerek duyulmaz.
             • Üzerinde 10 m. elektrik kablosu bulunduğundan ayrıca bağlantı kablosuna gerek duyulmaz.
             • 3 yıl garantilidir.

Standart volkan fıskiye başlığı ile 3 m. Çapında, 3 m. yüksekliğinde fıskiye oluşturur.
       • Yukarıdaki resimde görüldüğü gibi, sırasıyla, volkan, köpüklü, su çanı ve kupa fıskiye başlıkları takılabilir.
         Harici volkan fıskiye alınması durumunda 4 m. Fıskiye yüksekliğine ulaşılır.
       • Su üstünde yüzer gövdesi ile derinlik ve zeminden bağımsız olarak çalışır.
       • Üzerinde kaba kirliliklerin tutulması için özel ön filtre kafesi bulunur.
       • Ön filtre altında 650 cm2 filtreleme yapabilen özel filtre haznesi bulunur.
       • Kullanımı çok kolaydır. Sadece hazır kablosunu bir prize takmak yeterlidir.
       • 230 V/50 Hz gerilim ile çalıştığından özel bir enerji hattına gerek duyulmaz.
       • Üzerine 20 m. elektrik kablosu bulunduğundan ayrıca bağlantı kablosuna gerek  duyulmaz.
       • Trafosu üzerindedir. Trafo paslanmaz çelik klips ile gövdeye sabitlenmiştir. Gerektiğinde sökülebilir.
       • Pompa/filtre grubu, yüzer gövde, fıskiye başlığından oluşan set 3 yıl garantili, ayrı olarak satılan
         aydınlatma grubu 2 yıl garantilidir.

   YUZER FISKİYELER İÇİN BAŞLIKLARI
       • 1 volkan, kupa/kral zambağı, su çanı ve köpük fıskiyeler yüzer ve sabit sistemler için uygundur. 
       • Başlıklar vidalı olduğu için aynı fıskiye sitemi üzerinde farklı başlıklar kullanılabilir.
       • Fıskiye başlıkları 3 yıl garantilidir.

DALGIÇ/DİP SEYYAR FISKİYELER
• Çok çeşitlidir. 
• Sadece elektrik kablo bağlantısı yapılarak su içerisinde çalışır.
  Sabitlemeye ihtiyaç duyulmaz.
• İçerisinde 2 kademeli filtre sistemi bulunduğundan dalgıç
  pompalardan farklıdır. Bu nedenle fıskiye başlıklarında tıkanma
  olmaz. 
• Fıskiye sistemi için özel olarak üretildiğinden dörtte biri kadar
  enerji harcar. 
• Özel uzatmalar ile derin havuzlarda bile rahatlıkla kullanılabilir. 
• 5 farklı fıskiye başlığı manüel olarak değiştirilebilir.
• 1/2”, 1½” ve 1” fıskiye başlıkları kullanılır.
• Aydınlatmalı/ışıklı Köpük ve Volkan fıskiyeler takılabilir 
Size uygun fıskiye için lütfen sorunuz…

 

 

ŞÖMİNE

Şömine (Fransızca: cheminée) mekânları ısıtmak ve bazen yöresel olarak yemek pişirmek vb. amaçlarla içinde ateş yakılan bir bölmeye sahip olan mimari yapı öğesidir. Yakılan ateşten çıkan dumanın doğrudan dışarı atılması düz bir baca sisteminin kurulması ile sağlanır. Modern kültürde şömineler yapıların içlerinde, en çok vakit geçirilen alanlarda bulunsa da pek çok yerde ev dışında ya da avlularda dekoratif amaçlarla kullanıldığı görülebilir.

Şöminelerin insanoğlunun yaşamında ateşin kullanılmaya başladığı çok eski çağlardan bu yana var olduğu sanılmaktadır. Bu dönemlerde yerlere kazılan çukurlar biçiminde kullanılan şöminelerde yakılan ateşin dumanları yapının tavanına delikler açmak suretiyle oluşturulan ilkel bacalardan atılırdı. İki katlı evlerin ilk yapıldığı dönemlerde bile bu teknolojinin kullanıldığı şömineler aynı dönemde yapıların dış kesimlerim de yer almaya başladı. 1678 yılında İngiltere Kralı II. Charles'ın yeğeni Prens Ruppert'ın şöminelerde hava akımı ve bugünkü baca sistemini geliştirmesi ile şöminenin tarihinde iki büyük devrim gerçeklemiş oldu.

Tarihten Günümüze Türk Hamamı


Hamam (Arapça حمّام, hamam), özel bir düzenle ısıtılan sıcak ve soğuk suyu bulunan, yıkanma amacıyla kullanılan yapı.

 

Hamamın tarihi Romalılara kadar uzanır. Vezüv yanardağının patlamasından sonra küller altında kalan Pompeii şehrinde yapılan kazılar, Romalıların kullandıkları hamamları ortaya çıkarmıştır. Bu hamamların yalnız temizlik için değil, zevk ve eğlence için de yapıldığı anlaşılmaktadır. Romalılarda sınıf farkı olduğu için, hamamlarda kölelerle asillerin giriş kapıları ve yıkandıkları yerler ayrılmıştı. Roma hamamlarında ayrıca buhar banyosu yeri, soğuk ve sıcak su havuzları da vardı.

Natır 

Hamamda çalışan ve müşterileri yıkayan bayan kişilere denilir.

Tellak 

Hamamda çalışan ve müşterileri yıkayan erkek kişilere denilir.

Türk hamamları ve özellikleri 

Türkler İstanbul'un fethinden sonra burada ve Osmanlı Devleti'nin dört bir yanında binlerce hamam yaptılar. On yedinci yüzyılda, sadece İstanbul'da 168 büyük çarşı hamamı vardı.Rom in Süleymaniye Hamamı

Bulgaristan'da 17. yüzyıldan kalma eski Türk hamamı

Tiflis’e hamam

Türk hamamları başlıca üç kısma ayrılır:

Soyunma yerleri

Yıkanma yerleri:

Soğukluk,

Hamam (Sıcaklık);

Isıtma yeri (Külhan)

Soyunma yerleri ]

Geniş bir sofa ve çevresinde bölmeli sekiler bulunur. Yıkanan kimseler, bu sekilerde uzanıp dinlenirler.

Yıkanma yerleri [

Soğukluktan geçilerek girilen hamam kısmına denir. Burası da bazı bölümlere ayrılır: Kurna başı denilen herkesin teker, teker yıkandığı yer, halvet adı verilen kapalı ve yalnız başına yıkanma hücreleri. Bir de üzerine uzanıp ter dökülen göbek taşı bulunur. Burası, hamamın mermer kaplı zemininden daha yüksek yapılmış ve çeşitli geometrik şekillerde olabilen yerdir.

Isıtma yeri - külhan [

Hamamın altında olup burada ateş yanar. Ateşten yükselen alev ve duman, mermer zeminin altındaki özel yollardan, duvar içlerinden geçer, tütenlik adı verilen bacadan çıkar.

Külhandaki ocağın üzerinde sıcak su kazanı, onun da üzerinde soğuk su deposu bulunur. Ocağın dip kısmındaki birkaç kanal, hamamın yıkanma yerinin ortasındaki göbek taşının altına kadar uzanır. Ocakta yanan odunların tesirli alev ve dumanları, bu kanallardan göbek taşının altına gider. Bu taşın altındaki karanlık yer çok ısındığından buraya cehennem denir.

Çarşı hamamları, haftanın belli günlerinde kadınlara, başka günlerde erkeklere açıktır. Çifte hamam olanlar ise birbirine bitişik iki hamam olup, biri kadınlara, diğeri erkeklere ayrılmıştır. Bu hamamlar her gün açıktır.

İstanbul'un hamamları bütün dünyaca tanınmıştır. Eski oluşu bakımından Bayezit, Çemberli taş, Hoca Paşa, Fındıklı hamamları, Fatih'te Mehmet ağa hamamı vs. vardır. Ayrıca zamanla tahribata dayanamayıp yıkılmış hamamlar da bulunuyordu. Hele meşhur konak hamamlarından hemen hiçbiri bugün kalmamıştır. Yalnız Saray hamamları (Topkapı ve Dolmabahçe), ayrı devirlerin mimarlık abidelerine örnek olarak, bugün İstanbul'u süslemektedir. Bunlardan başka, Bursa'nın tabii sıcak ve kükürtlü sularıyla meşhur kaplıca hamamları, Gönen kaplıca hamamları ve Türkiye'nin dört bir yanında serpiştirilmiş kaplıca ve normal hamamlar da vardır.

Türk hamamlarının bir değişik tarafı da, buhar banyosu esasına dayanan Fin hamamı oluşlarıdır. Bugün dünya spor âlemin de, çabuk terleyerek, çok kilo vermek için bu hamamlardan faydalanılmaktadır. Bu bakımdan Türk hamamlarından bütün sporcular istifade ederler.

Fin hamamı (Sauna) 

Ana madde: Sauna

Duman saunası, Enonkoski, Finlandiya.

Fin hamamları (saunalar), Türk hamamından oldukça farklı bir geleneğin ürünüdür. Kayıtlara göre ilk saunalar MS 5. ila 8. yy. ortaya çıkmıştır. Erken dönem saunalar bir tepenin veya höyüğün içine kazılmıştır. Araç-gereç ve teknoloji ilerledikçe ahşap binalar kullanılmaya başlanmıştır. Bir şöminede taş parçaları odun ateşinde ısıtılır. Odadaki hava ısındıkça ateşten çıkan rayiha da odayı kaplar.

Sıcaklık istenen dereceye gelince duman odadan temizlenir ve yıkanmak isteyenler girer. Yanan tahtaların odaya sinen kokusu, temizlenme töreninin bir parçasıdır. Bu tür kokulu banyoya Fince savusuna (duman saunası) denir. Çoğu kişi dumanın ve tahtanın kokusunu rahatlatıcı bulur.

Geleneksel Fin hamamında mayo, havlu veya peştamal pek giyilmez, çıplaklık bu toplumda tabu değildir. Aileler saunaya hep birlikte giderler. Bu eski bir gelenektir, pek çok ailenin özel saunası vardır. Kamuya açık saunalarda erkek ve kadın bölümleri ayrıdır. Saunalar cinsellikle ilgili görülmez, Fin halkı için sauna, kiliseden sonra en kutsal kabul edilen mekândır. 20. yy. başlarına kadar pek çok Fin kadını çocuklarını sıcak ve temiz bir ortam sayılan saunada doğurmuştur.

Saunada loş bir ışık vardır, konuşulmaz, sessizce ve rahatça oturulur. Sıcaklık genellikle 80 °C ila 110 °C'dir. Bazıları üzerinde yaprak bulunan huş ağacı dallarını birbirine bağlayarak 'Vista' yapar ve onunla ciltlerine hafifçe vurur. Vista lar dükkânlarda da satılır ve buzdolabında kışın kullanmak üzere saklanabilir. Vista kan dolaşımını hızlandırır, huş ağacı kokusunun ferahlatıcı olduğu söylenir.[1]

Hamamların sağlık bakımından faydaları 

Hamamlar, uzun müddet kalmamak şartıyla, sıcak su ve sabunla yapılacak vücut temizliği için iyi bir yıkanma ve temizlenme yerleridir. Hamamda terleyen vücudun, bir bez veya süngerle ovularak yıkanması, vücutta kan dolaşımını kolaylaştırarak insana rahatlık verir.

Hamamlarda yıkananların adabı muaşeret kaidelerine uyması gerekir. Hamamda fazla kalmak, sıcaktan soğuğa, soğuktan sıcağa zaman, zaman çıkmak da vücuda zararlı olabilir. Sağlık sorunları olan kişilerin çok sıcak suda yıkanmaları tehlikelidir.

Yabancılara, Türkiye veya Osmanlı deyince akıllarına ilk olarak neyin geldiği sorulsa, çoğunluk "Türk hamamı" cevabını verecektir. Günümüzde artık sayıları parmakla sayılacak kadar azalan hamamlar, yüzyıllarca Osmanlı ve Türkiye kültürünün en önemli ve renkli öğelerinden biri olarak varlığını korudu.

İstanbul'daki Ünlü Tarihi Türk Hamamları

  Çemberlitaş Hamamı: 1584'te III. Murat'ın annesi Nurbanu Sultan tarafından Üsküdar'daki Atik Valide Sultan Külliyesi'ne gelir sağlamak amacıyla yaptırıldı. Mimar Sinan'ın eseri olan hamam, günümüzde çifte hamam olarak hizmet veriyor.

  Cağaloğlu Hamamı: 1741'de I. Mahmut tarafından Ayasofya Camii'ne gelir getirmesi amacıyla inşa ettirildi. Hamamın planlarını Başmimar Süleyman Ağa yaptı, ancak Abdullah Ağa tarafından bitirildi. Halen çifte hamam olarak hizmet veriyor.

  Süleymaniye Hamamı: Mimar Sinan'ın "kalfalık eserim" dediği Süleymaniye Camii ve külliyesiyle birlikte 1557'de yapıldı. Beyazıt'taki hamam 2001 yılında turistik amaçlı olarak çalışmaya başladı.

  Galatasaray Hamamı: Galatasaray Lisesi'ne temel oluşturan Galata Sarayı Ocağı İçoğlanları Kışla-Mektebi'nin yeniden inşası sırasında 1715'te yaptırıldı. Hamam'a 1965'te kadınlar kısmı eklendi.:

  Sultanahmet Hamamı: 17. yüzyılda inşa edilmiştir. Divanyolu Cad. Doktor Emin Paşa Sok. No 10 Sultanahmet-İSTANBUL / TURKEY

  Büyük Hamam: 1533'te, hemen yanındaki cami ile beraber Mimar Sinan tarafından yapıldı. Kasımpaşa'daki hamam, günümüzde de çifte hamam olarak kullanılıyor.

  Çinili Hamam: 1648 yılında Kösem Sultan tarafından yaptırılan Üsküdar'daki Çinili Hamam tarihi hamamlar içinde özgün yapısını koruyabilmiş, modernleşme adına tahrip edilmemiş ve gerçekten yıkanıp rahatlamak için gidebileceğiniz bir hamamdır. Adını külliyesinin bir parçası olarak yer aldığı Çinili Camii'nden almaktadır.

  Ağa Hamamı: I. Ahmet'in Kiler Ağası Malatyalı İsmail ağa tarafından 1610'da yapıldı. Çifte hamam olarak yaptırılan Üsküdar'daki Ağa Hamamı hala bu şekilde çalışıyor.

  İstanbul Anadolu Yakasındaki Türk Hamamları... Çinili Hamam, Üsküdar Eski Hamam (Şifa Hamamı), Beylerbeyi Hamamı, Yalı Hamamı, Ağa Hamamı, Aziziye Hamamı, Küçükyalı Hamamı, Erenköy Hamamı, Bostancı Hamamı...